Macaristan’da yeni hükümetin, Avrupa Birliği dışından gelen işçilere yönelik vize uygulamalarını kısıtlama planı, ekonomideki iş gücü açığına dair endişeleri yeniden alevlendirdi. Başbakan Péter Magyar’ın liderliğindeki Tisza Partisi hükümeti, bu süreçte yerli iş gücünü koruma amacı taşıdığını belirtse de, özellikle üretim ve hizmet sektörleri için bu durumun olumsuz etkileri olabileceği düşünülüyor.
Yeni hükümetin yabancı işçilerin iş gücündeki etkilerini sorgulaması, iş dünyasında kaygılara yol açtı. Özellikle sanayi ve hizmet sektörlerinde yabancı iş gücüne bağımlı olan firmalar, bu hamlenin üretim zincirlerinde sıkıntılara yol açabileceğine dikkat çekiyor. Orta Avrupa’daki insan kaynakları uzmanları, ülkenin demografik yapısının emeklilikle birlikte daha fazla iş gücü açığı yaratacağını vurguluyor.
Randstad’ın bölge yöneticisi Sándor Baja, yabancı işçilere yönelik kısıtlamaların uzun vadede ekonomiyi olumsuz etkileyeceğini belirtti. Ayrıca, Macaristan’daki yabancı iş gücünün toplam iş gücünün küçük bir kısmını oluşturması, bazı sektörlerde önemli bir bağımlılık yaratıyor. Üretim hatları, lojistik ve belirli hizmet alanlarında bu durum belirgin bir şekilde hissediliyor.
Almanya, Polonya ve Çekya gibi ülkelerin Ukrayna savaşından sonra daha fazla iş gücü hareketliliği yaşadığı göz önüne alındığında, Macaristan’da bu durumun nispeten sınırlı kalması, bazı sektörlerdeki personel açığını daha da görünür hale getirdi. Alman-Macar Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Robert Keszte, mevcut ekonomik yapının Avrupa dışından gelen işçiler olmadan sürdürülebilir olmadığını vurguladı ve bu konuda tartışmaların artmasına neden oldu.
Yeni hükümetin atacağı adımların sadece göç politikalarını değil, aynı zamanda Macaristan’ın üretim kapasitesi ve ekonomik dengesi üzerinde de doğrudan etkili olacağına dair endişeler artmaya devam ediyor.