Yaklaşık 15 asırdır ayakta olan ve tarih boyunca üç kez yıkıma uğrayıp yeniden ayağa kalkan Ayasofya-i Kebir Camisi’nde yürütülen çalışmalar devam ediyor.
Camii’nin yapısının gelecek nesillere en doğru ve sağlam şekilde aktarılması amaçlanıyor. Çalışmalar Vakıflar Genel Müdürlüğü yönetiminde sürdürülüyor.
- İstanbul’un fethinden sonra cami olarak kullanılan ve 1934’te alınan Bakanlar Kurulu kararıyla müzeye dönüştürülen Ayasofya’nın yeniden cami olarak ibadete açılması için Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin yayımlanmasının üzerinden 5 yıl geçti.
BAKANLIKTAN AÇIKLAMA
Kültür ve Turizm Bakanlığı, Ayasofya’da yürütülen çalışmalara ilişkin, “Çalışmalarda kullanılması planlanan en büyük araç 45 ton ağırlığındadır. Bu aracın metrekareye düşen ağırlığı ise 6 tondur. Hazırlanan özel zemin, en ağır aracın ağırlığını güvenle taşıyacak kapasitededir” açıklamasını yaptı.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, yaklaşık 15 asırdır ayakta olan, 3 kere yıkıma uğrayıp yeniden ayağa kalkan Ayasofya-i Kebir Camisi’nin gelecek nesillere en doğru ve sağlam şekilde aktarılması için başlatılan çalışmaların Vakıflar Genel Müdürlüğü yönetiminde sürdüğü belirtildi.
Açıklamada, “2023 yılında başlayan 2’nci etap restorasyon çalışmaları kapsamında Ayasofya’nın deprem güvenliğinin sağlanması amacıyla caminin ana kubbesinde dış yüzeyde kurşun kaplamalar yenilenirken, bu süreçte yapının mevsimsel koşullardan etkilenmemesi ve iç yüzeydeki mozaiklerin zarar görmemesi için kubbe yüzeyinin geçici çelik konstrüksiyon ile kapatılmasına Bilim Heyeti ve Koruma Kurulu tarafından karar verilmiştir” denildi.

DEPREM GÜVENLİĞİ ÖNCELİKLİ
2023’te başlatılan ikinci etap restorasyon çalışmaları kapsamında Ayasofya’da öncelik, yapının deprem güvenliği…
Bu doğrultuda ana kubbenin dışındaki kurşun kaplamalar yenilenirken, yapının mevsimsel etkilerden korunması ve iç mekândaki mozaiklerin zarar görmemesi için kubbenin geçici bir çelik konstrüksiyonla örtülmesine Bilim Heyeti ile Koruma Kurulu tarafından onay verildi.

BİLİM KURULU ONAYIYLA ÇALIŞMALAR PLANLANDI
Geçici çelik konstrüksiyonu taşıyacak 43,5 metre yüksekliğinde dört ana kolonun, ibadeti engellemeyecek biçimde cami içerisinde inşa edilmesi yine bilim kurulunun onayıyla planlandı. Bu kolonları ve 43,5 metrelik sistemi taşıyacak çelik malzemelerin taşınması için iş makinesi kullanımının zorunlu olduğu tespit edildi ve yapının batı yönünden sınırlı bir giriş güzergâhı oluşturuldu.
‘KAMYON SOKULDU’ İDDİASI
Ayasofya’daki çalışmalara ilişkin yer verilen haberlerde, camiinin içerisine ‘kamyon sokulduğu’ iddiaları paylaşıldı. Konuya ilişkin ise Vakıflar Genel Müdürlüğü’nden açıklama geldi. Müdürlük, sürecin herhangi bir zarara yol açacak bir uygulama değil; tam aksine bilimsel raporlar, statik analizler ve Koruma Kurulu kararları doğrultusunda adım adım yürütülen kontrollü bir restorasyon çalışması olduğunu ifade etti.

Yapılan açıklamada; araçların, gelişi güzel veya tarihi zemine zarar verecek bir biçimde içeri alınmadığı; aksine yaklaşık bir yıl süren hazırlık çalışmaları sonunda oluşturulan özel platform üzerinden kontrollü bir şekilde hareket ettiği vurgulandı. Çalışmalar kapsamında olası tüm sabit ve hareketli yüklerin statik hesapları, zemin sınıfı testleri, zemin yükleme testleri ve georadar taramaları gerçekleştirildi.
ZEMİN TAŞIMA KAPASİTESİ 25 TON
- Zemin taşıma kapasitesi metrekare başına 25 ton olarak hesaplandı, koruma amacıyla metrekare başına 30 ton taşıyabilen bir sistem inşa edildi. Kullanılacak en büyük aracın 45 ton ağırlığında olduğu, ancak bu ağırlığın metrekareye düşen kısmının yalnızca 6 ton olduğu belirtildi. Hazırlanan özel zemin, bu yükü güvenle taşıyacak şekilde tasarlandı.
Caminin batı avlusu girişinden harim bölümüne kadar tüm güzergâha prekastlar, ahşap elemanlar ve çelik platform yerleştirildi. Mermer zeminlerin korunması bu sayede sağlandı. Harimde mevcut mermer döşemeler belgelenerek kontrol edildi; iç mekânda georadar taraması ve zemin sınıfı testi yapıldı.

TARİHİ YAPIYA ZARAR VERİLMİYOR
Ardından iş makinelerinin hareket edeceği alanda yükün yayılmasını ve mermerlerin zarar görmemesini sağlayan çok katmanlı geçici döşeme sistemi kuruldu: buhar geçişine izin veren örtü, keçe, kum, 18 mm kontra, 10×10 cm ahşap karkas, karkaslar arasına xps levha, karkasların üzerine ses önleyen şilte ve en üst katmana baklava sac uygulanarak zemin tamamen korumaya alındı. İş makinelerinin egzoz dumanının yayılmaması için de duman emici cihazlar kullanılıyor.
Yetkililer, Ayasofya’da yürütülen hiçbir çalışmanın tarihi yapıya zarar vermediğini, tüm uygulamaların uluslararası koruma ilkeleri, bilimsel raporlar ve uzman heyet kararlarıyla yürütüldüğünü vurguladı.
