Son yıllarda Batı’da, Çin’in yüksek teknoloji üretimindeki güçlenmesi, sanayi devleri için ciddi bir tehdit oluşturmakta. Elektrikli araç teknolojilerinde kullanılan küçük bir sensör, bu yükselişi ve küresel sanayideki dönüşümü gözler önüne seriyor. Artan üretim kapasiteleri ve yoğun rekabet, dünya genelindeki fiyat dengelerini altüst ediyor.
KÜÇÜK BİR ÜRÜNDEN BÜYÜK BİR DÖNÜŞÜM
Huang Xian tarafından geliştirilen elektrikli araç şarj cihazlarında kaçak akımı tespit eden sensör, Çin’in teknoloji alanındaki ilerlemesini simgeliyor. Talebin artmasıyla birlikte Mega-Senway Electronic Technology’nin sensör sevkiyatlarının 2019’da yaklaşık 20 bin seviyesinden, bu yıl 10 milyon adede ulaşması bekleniyor. Başlangıçta çoğunlukla Alman ve İsviçreli firmalar tarafından 200 yuan (30 dolar) ve üzeri fiyatlarla satılan bu ürün, Çinli üreticilerin piyasaya girmesiyle hızla ucuzladı. Mega-Senway’in ilk etapta 40 yuan maliyetle üretip 100 yuana sattığı sensörler, bugün 10 yuan seviyelerine kadar geriledi. Huang, “Fiyatların bu kadar hızlı düşeceğini hiç düşünmemiştik,” ifadelerini kullandı.
YÜKSEK KATMA DEĞERLİ ÜRETİMDE ÇİN’İN DOMİNASYONU
Financial Times’ın haberine göre, Çinli şirketler artık yalnızca düşük maliyetli üretimde değil, yüksek katma değerli sektörlerde de küresel rekabeti şekillendiriyor. Elektrikli araçlar, bataryalar, güneş panelleri ve rüzgâr türbinleri bu dönüşümün önemli alanları arasında yer alıyor. İç rekabetin yoğunluğu, büyük üretim kapasitesinin yanı sıra geniş mühendis havuzu ve devlet destekleri sayesinde bu alanlarda öne çıkıyor. Ancak aşırı üretim kapasitesi ve kâr marjlarındaki düşüş gibi sorunlar da ortaya çıkıyor.
KÜRESEL TİCARETTE ÇİN’İN ETKİSİ
2025’te 1 trilyon doları aşması beklenen Çin’in ticaret fazlası ve 2026’nın ilk çeyreğinde ihracatta görülen yaklaşık yüzde 15’lik artış, bu rekabet gücünün küresel etkisini gösteriyor. Çin üretimi Jaecoo 7 SUV’un mart ayında İngiltere’de en çok satan araç olması da bu etkinin bir örneği olarak öne çıkıyor. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Çin’den gelen düşük fiyatlı ve yüksek kaliteli ürünlerin Avrupa sanayisi için “varoluşsal bir tehdit” oluşturduğunu vurguladı.
‘NEİJUAN’ VE FİYAT BASINCI
Çin’deki yoğun rekabet ortamı “neijuan” terimiyle ifade ediliyor. Bu durum, şirketlerin daha fazla üretim ve çaba göstermesine rağmen getirilerin azalması anlamına geliyor. Üreticiler maliyetleri düşürmek için otomasyon, dikey entegrasyon ve süreç iyileştirmelerine yönelirken, tedarik zincirinde de fiyat baskısı giderek artıyor. Üreticilerin tedarikçilerden sürekli daha düşük fiyat teklifleri talep etmesi, sektörde yıkıcı bir rekabet ortamı yaratıyor.
FİYATLARDAKİ DÜŞÜŞ
Bu baskı, otomotiv başta olmak üzere birçok sektörde fiyatların düşmesine neden oluyor. Dünyanın en büyük elektrikli araç üreticilerinden BYD’nin ortalama satış fiyatları gerilerken, premium markalardan Nio da fiyat indirimine gitmek zorunda kalıyor. Benzer gelişmeler kimya, güneş enerjisi ve otomotiv tedarik zincirinde de görülüyor. Üretim artarken kârlılıkta düşüş yaşanıyor.
YAPISAL NEDENLER VE DEVLET DESTEKLERİ
Çin’de zayıf iç talep, düşük enflasyon ve sınırlı sosyal güvenlik sistemi, büyümenin ihracata dayanmasına neden oluyor. Ayrıca, yerel para biriminin reel olarak düşük değerli olması da ihracat rekabetini güçlendiriyor. Yerel yönetimler tarafından sağlanan ucuz arazi, finansman, vergi avantajları ve doğrudan sübvansiyonlar, üretim kapasitesini artırıyor ve bazı sektörlerde aşırı kapasiteye yol açıyor.
KÂRLILIĞA YÖNELİK SORUNLAR
OECD verilerine göre, Çinli şirketler, gelişmiş ülke rakiplerine kıyasla üç ila dokuz kat daha fazla sübvansiyon alıyor. Ancak bu model, kârlılık açısından sorunlar yaratıyor. Örneğin, Çin’in önde gelen güneş enerjisi şirketleri 2025’te milyarlarca yuan zarar açıkladı. Avrupa şirketleri ise bu rekabete ayak uydurmak için üretim ve Ar-Ge faaliyetlerini Çin’e kaydırma yoluna gidiyor. Volkswagen gibi önde gelen markalar da bu yeni duruma adapte olmaya çalışıyor.