Avrupa’nın demiryolu ağını genişletecek olan yeni yüksek hızlı tren hattı, 7 Eylül 2026 tarihinde faaliyete geçecek. Almanya’nın Köln şehri ile Belçika’nın Antwerp arasında doğrudan seferler düzenleyecek olan bu yeni ICE hattı, tarihi ve kültürel zenginlikleriyle dikkat çeken bir rota sunarak Avrupa seyahatlerine taze bir soluk katacak.
Almanya’nın önde gelen demiryolu işletmesi Deutsche Bahn ve Belçika’nın ulusal demiryolu şirketi SNCB’nin iş birliğiyle hayata geçirilecek olan bu hat, iki şehir arasındaki ilk doğrudan ICE seferini gerçekleştirecek. Daha önce ICE trenleri çoğunlukla Brüksel’de son bulurken, yeni güzergah yolcuların Antwerp’e aktarmasız ulaşmasını sağlayacak.
GÜNDE İKİ SEFER DÜZENLENECEK
Yeni tren hattı günde iki sefer ile hizmet verecek. Köln ile Antwerp arasındaki seyahat süresinin yaklaşık 2 saat 25 dakika olması bekleniyor. Bilet fiyatları henüz kesin olarak belirlenmemiş olsa da, mevcut Köln–Brüksel tarifeleri göz önüne alındığında fiyatların şu şekilde olabileceği tahmin ediliyor:
– Süper ekonomik erken rezervasyon: 35–55 dolar
– Standart esnek bilet: 75–140 dolar
– Birinci sınıf: 110–220 dolar
KÖLN: TARİH VE BİRA KÜLTÜRÜ
Köln, Batı Almanya’nın en önemli kültürel merkezlerinden biridir. Şehrin simgesi olan Köln Katedrali, II. Dünya Savaşı’nda yaşanan bombardımanlara rağmen ayakta kalmayı başarmıştır. Tarihi merkezinin büyük bir kısmı hasar görse de, şehir hâlâ mimarisi ve canlı atmosferi ile ziyaretçileri kendine çekmektedir. Ayrıca, Köln’ün geleneksel bira kültürü de oldukça meşhurdur; burada bulunan tarihi publar ve yerel “Kölsch” birası turistlerin en çok ilgisini çeken unsurlar arasında yer almaktadır.
AACHEN: ÜÇ ÜLKENİN KESİŞİM NOKTASI
Aachen, tarihi açısından oldukça zengin bir şehir olup sıklıkla göz ardı edilmektedir. Şarlman’ın en sevdiği ikametgâhlardan biri olan Aachen Katedrali, UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer almaktadır. Belçika ve Hollanda sınırına yakın bir konumda bulunan Aachen, farklı kültürlerin etkilerini barındırmaktadır. Şehir, bisiklet dostu yapısı ve Belçika mutfağından izler taşıyan restoranlarıyla dikkat çekmektedir.
LIÈGE: BELÇİKA’NIN ETKİLEYİCİ YÜZÜ
Liège, Belçika’daki ilk durak olup geçmişte önemli bir prenslik ve piskoposluk merkezi olarak bilinir. Daha endüstriyel ve “ham” bir görünüme sahip olan şehir, çok sayıda gotik yapı ve tarihi binayı barındırmaktadır. Şehrin en dikkat çekici yerlerinden biri ise 374 basamaklı Montagne de Bueren merdivenleridir. Ayrıca, Liège waffle’ları bölgenin en ünlü lezzetlerinden biridir.
LEUVEN: ORTA ÇAĞ ATMOSFERİ
Leuven, kalabalık turistik rotalardan uzaklaşmak isteyenler için ideal bir şehir. Dar sokakları ve görkemli belediye binasıyla, Belçika’nın en iyi korunmuş ortaçağ merkezlerinden biri olarak öne çıkıyor. Ayrıca, Avrupa’nın en eski üniversitelerinden KU Leuven’e ev sahipliği yapmaktadır. Dünyaca ünlü Stella Artois birasının doğduğu şehir olan Leuven, yoğun bar kültürü nedeniyle “Avrupa’nın En Uzun Barı” olarak da anılmaktadır.
BRÜKSEL: TARİH VE MODERNLİK
Brüksel, Avrupa’nın en çok ziyaret edilen başkentlerinden biri olmaya devam ediyor. Şehrin en dikkat çekici noktası, barok cepheli yapılarıyla ünlü Grand-Place meydanıdır. Turistler, Musical Instruments Museum yakınındaki panoramik seyir noktasından şehir merkezinin eşsiz manzarasını görme fırsatı bulabilmektedir. Bunun yanı sıra, bazı modern bölgeler ve yapılar ziyaretçiler arasında farklı görüşler oluşturabiliyor.
ANTWERP: MODA, SANAT VE LİMAN
Yeni hattın son durağı olan Antwerp, tarihi dokusu ile modern yaşamı bir araya getiren önemli bir Belçika metropolüdür.